UMUT

7 Haziran 2017

Bir araştırmada üç kurbağayı üç ayrı akvaryuma koyup yüzmelerini sağlamışlar, yaklaşık 17 dakika sonra üç kurbağada artık yüzmeyi bırakmış. Bunun adı öğrenilmiş çaresizliktir. Eğer siz devinimlerinizin bir anlamı olmadığını düşünürseniz hareket etmekten, hayal kurmaktan, öğrenmekten vs her şeyden vazgeçersiniz. Yine aynı deneyde üç kurbağayı üç ayrı akvaryuma koyup yüzmelerini gözlemişler yaklaşık 15 dakikada (süreler konusunda emin değilim, dakikanın önemi de yok burada zaten) akvaryumdan çıkarıp bir süre bekledikten sonra yeniden…

Read More >>

HAVUÇ, YUMURTA, KAHVE

23 Şubat 2017

Olgun insan güzel söz söylemesini bilen değil, söylediğini yapan ve yapabildiğini söyleyebilen insandır. Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığından ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve “Gel, sana birşey göstereceğim!” diye kızını mutfağa götürmüş. Baba ünlü bir aşcı imiş. Ocağa 3 tane eşit büyüklükte kap koymuş, üçüne de eşit su koymuş ve üçünün…

Read More >>

GERÇEK SEVGİ

14 Ağustos 2012

“Bebeğimi görebilir miyim” dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. Bebeğin kulakları yoktu… Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı. Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve…

Read More >>

MUTLULUĞUN SIRRI

13 Aralık 2011

Kuzey ülkelerinden birinde küçük bir adada Ali isminde bir çocuk yaşarmış. Ali küçük yaşta ailesini kaybetmiş olduğundan köy halkı Ali’nin bakımını üstlenmiş. Ali’de bu yardımın karşılığında köy halkının hayvanlarına çobanlık yapıyormuş.  Yıllar geçmiş, küçük Ali güçlü, kuvvetli bir genç adam olmuş. Artık sadece çobanlık yapmıyor, köydeki ailelerin tamir işlerine de bakıyormuş. Ali çalışmayı, insanlar için bir şeyler yapmayı çok severmiş. Bazı günler günde 14-15 saat çalıştığı bile olurmuş. Bazı günler…

Read More >>

ÖĞRETMENİM

Sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için Her sabah karşıladım bir görmek için Selam durdum önünde bir günaydın bekledim Okan’a gülümsedin, bana selam vermedin. Seni sevdim öğretmenim yine de seni sevdim Bisikletim olsaydı inan sana verirdim. Sabah karanlığında geldim, buzda karda hep geldim Çok üşüdüm öğretmenim, üşümüşsün demedin. Didem hastalanmıştı, Didem dedin, Selman dedin Züleyha’yı Tolga’yı her fırsatta severdin, Hasta oldum bilerek, bunu hiç farketmedin. Sevgini kazanmayı bir tek ben beceremedim….

10 Ağustos 2010
Read More >>

ARKADAŞLIK

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak”demiş. Genç, ilk günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence:…

10 Ağustos 2010
Read More >>

DÜNYAYI DÜZELTMEK İÇİN

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal ediyordu. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:…

10 Ağustos 2010
Read More >>

DENİZ YILDIZININ ÖYKÜSÜ

Bir Adam Okyanus Sahilinde Yürüyüş Yaparken, Denize Telaşla Bir Şeyler Atan Birine Rastlar. Biraz Daha Yaklaşınca Bu Kişinin, Sahile Vurmuş Denizyıldızlarını Denize Attığını Fark Eder Ve “Niçin Bu Denizyıldızlarını Denize Atıyorsun ?” Diye Sorar. Topladıklarını Hızla Denize Atmaya Devam Eden Kişi, “Yaşamaları İçin” Yanıtını Verince, Adama Şaşkınlıkla “İyi Ama Burada Binlerce Denizyıldızı Var. Hepsini Atmanıza İmkan Yok. Sizin Bunları Denize Atmanız Neyi Değiştirecek Ki ?” Der. Yerden Bir Denizyıldızı Daha…

10 Ağustos 2010
Read More >>

AZİM

Japon çocuğun tek hayali çok ünlü bir karateci olmaktı. Fakat ailesi buna izin vermezdi. Bir gün talihsiz bir kaza sonucu çocuk sol kolunu kaybetti. Ailesi çocuğun moralinin çok kötü olduğunu görünce ona bir karate hocası tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa karsısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurmayı gösterdi. Hatta ikinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep ayni hareketi yapıyorlardı. Çocuk bir gün hocasına “hocam ben çok sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek”…

10 Ağustos 2010
Read More >>

DEĞNEKTEN ATINIZ HİÇ EKSİK OLMASIN

Iki cocuklu bir aile hafta sonunu piknik yaparak gecirmeye karar veriyor. Piknik yerine vardiklarinda anne yemegi hazirlarken,cocuklar babalariyla birlikte yuruyuse cikiyor. Uzun bir yuruyusten sonra oldukca yorulan kucuk cocuk yalvarircasina bakan gozlerle, “Babacigim cok yoruldum. Lutfen beni kucaginda tasir misin?” diyor. Baba; “Ben de yorgunum oglum”‘ der demez cocuk aglamaya basliyor. Baba tek kelime etmeden agactan bir dal kesiyor. Dali bicakla bicimlendirip, cocuga zarar vermeyecek bicimde yontuyor. Sonra dali ogluna…

10 Ağustos 2010
Read More >>

ÇOCUK SİNEMASI

Sınıf öğretmeni, çocukların uykuları üzerine bir araştırma yapıyordu. Rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra: – Söyleyin bakalım!. dedi. Bu gece ne gördünüz? Çocuklar, tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların bir çoğu, üç gün önce meydana gelen korkunç tren kazası ile ilgiliydi. Bir de, cinnet geçiren bir emeklinin, karısı ve çocuklarını yol ortasında bıçaklaması ile… Öğretmen, arka…

10 Ağustos 2010
Read More >>

ÇATLAK KOVA

Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin…

10 Ağustos 2010
Read More >>

BAKIŞ AÇISI (ÇOK GÜZEL)

10 Ağustos 2010

Arjantin’ li ünlü golfcü Robert de Vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı. Bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken yanına bir kadın yaklaştı. Kadın başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı. Kadının anlattığı öykü De Vincenzo’ yu çok etkilemişti, hemen cebinden bir kalem çıkarttı ve turnuvadan…

Read More >>

BEDEVİ (KARIŞIK)

10 Ağustos 2010

UYKUSUNUN DEĞERİ Samos kralı Polikratos , Şair Anekron’a ödül olarak bir miktar altın verir. Şair bunlarla ne yapacağını düşünmekten iki gece uyuyamaz. Ve sonunda altınları geri götürüp şöyle der : -Kralım ; altınlarınız çok değerli ama , uykum benim için daha değerlidir!… _____ KUMARDA KAYBEDEN Bir gün Eflâtun , talebelerden birini kumar oynarken yakalayıp azarlar. Ve : -İyi ama , ben çok az bir parasına oynuyordum diyen öğrencisine : -Ben…

Read More >>