HEDEFLERİMİZ

11 Ağustos 2010

İster spor, ister sanat, ister bilim olsun, eğer bir hedefiniz yoksa, sonuç bir süre sonra yapılanların tavsaması, bıkkınlıklar ve çabaların bitmesidir. Başarıya ulaşmak için, sürekli olarak hedeflerinizi hayal edip, kendinizi motive etmeniz gereklidir. Hedefinizi oluşturamadığınız ve olumsuz sonuçlarla karşılaştığınız her olay üzerinizde yıpratıcı bir birikim oluşturur. Bu olumsuz birikimler sonucu hayata daha negatif bir bakış açısı ile bakarak, olumsuz düşünce şemaları kullanmanıza ve uygunsuz savunma kullanmanıza yol açarlar. Bunlar sonrasında…

Read More >>

GEVŞEME VE DİNLENME EGZERSİZLERİ

11 Ağustos 2010

İlk önce rahat edebileceğiniz bir yere uzanın. Elleriniz iki yanınızda yerde ve parmaklarınız açık. Yavaş yavaş  gözlerinizi kapatınız. Günlük yaşamla ilgili düşüncelerinizi zihninizden çıkartınız. Huzursuz olmanız için hiçbir sebebiniz yok. Şimdi derin bir nefes alınız ve nefesinizi 5 saniye tutunuz. Nefesinizi tutmanın verdiği gerginliği hissediniz. Nefesinizi yavaşça bırakınız. Verdiğiniz nefes bedeninizi saran bütün rahatsızlığı da beraberinde alıp götürsün. Her nefes verişinizden önce “Rahatla” kelimesini hatırlayınız. Nefes vermeden önce kendinize ”Rahatla”…

Read More >>

ZAMANIN KULLANIMI

“Ders çalışmak için yeterli zamanı bulamıyorum”, “Ders çalışmak için zamanımı bir türlü ayarlayamıyorum, zaman bazen çok, bazen de az geliyor” “Ders çalışmaktan sosyal etkinliklere zaman ayıramıyorum” “Sınav zamanı eksiklerimin çok olduğunu hissediyorum” gibi yakınmalarda bulunuyorsanız, planlı çalışmıyorsunuz demektir. Belki şu sözden haberiniz vardır: “En uzun fakat en kısa; en hızlı fakat en yavaş; hepimizin ihmal ettiği ve sonra pişman olduğu şey nedir? Onsuz hiçbir şey yapılamaz, küçük olan her şeyi…

11 Ağustos 2010
Read More >>

ESKİ BİR İBRANİ HİKAYESİ

10 Ağustos 2010

Bir zamanlar dağda, kızgın güneşin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış. “Bu hayattan bıktım artık. Yontmak! Devamlı mermer yontmak… öldüm artık! Üstelik bir de bu güneş, hep bu yakıcı güneş!AH! Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada yükseklerde her şeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım.” Diye söylenir durur yontucu. Bir mucize eseri olarak dileği kabul olunur ve yontucu o an güneş olur. Dileği kabul edildiği için…

Read More >>