Nasıl Değişiriz?

Her gün yeni kararlar alıyoruz. Her gün hayatımızda değişmesini istediğimiz konular ile ilgili bir karar veriyoruz. Her pazartesi diyete başlıyoruz. Sabah erken kalkmak, spor yapmak, bir hobi edinmek, kendine vakit ayırmak, insanlara gerektiğinden fazla değer vermemek ya da hayatımızda aynı giden şeylerin değişmesi için yapılması gerekenler ile ilgili kararlar alıyoruz. Ama sonra…

 An içinde oluşan bir durumun bizde oluşturduğu duygu ile verdiğimiz kararları, o duygu durumu değişince uygulamıyoruz.

‘Bıçak kemiğe dayandı’ diye bir deyim vardır. Değişim, ancak o durumlarda kesinlik kazanıyor. ‘Bıçağın kemiğe dayanma’ eşiği de kişiden kişiye farklılık gösteriyor tabi.

Aldığımız, daha doğrusu aldığımızı sandığımız kararlar ancak süreklilik kazandığında bizdeki değişimi gözle görülür hale getiriyor.

Süreklilik için de eski davranış kalıplarından uzaklaşıp yenisini oluşturmak gerekiyor. Bunu çok kullanılan bir örnekle açıklamak gerekirse; beynimiz,  -en basit tanım ile- daha az enerji kullanarak nasıl güvenli alan sağlarım programı ile çalışıyor. Çocukluğumuzdan bu yana yaşam deneyimlerimizle oluşturduğumuz belli davranış kalıpları var. Bilinçli ya da bilinç dışında oluşturduğumuz kalıplar bunlar.  Bu davranış kalıpları otomatik tepkiler haline geliyor. Otomatik tepkileri bir otoyol gibi düşünürseniz beyin otoyoldan kolayca sonuca gitmeyi tercih ediyor.

 Daha az çaba, daha az enerji ve alışkanlıkların getirdiği güvende olma hali.

Yeni bir davranış kalıbı ise tıpkı taş ve otlarla kaplı patika bir yol gibi. Güzel olan şu ki: Beyin, bu patikayı da yeni bir otoyola çevirme kapasitesine sahip. Ancak hep patikayı kullanmaya kendinizi adamanız gerekli.

Birçok insan o eşiği geçemediği –patikadan gitmeyi sürdüremediği- için değişimin gerçek olamayacağı inancı ile yaşıyor.

Bilirsiniz ‘İstiyorum ama olmuyor’ çoğumuzun kullandığı cümlelerdendir.

Alışkanlıklar değişimin düşmanı. Devinim ise düşmana karşı etkin silahımız.

Değişim için devinim gerek. Süreklilik de devinimle pekişir. Biraz rahatı kaçırmak, biraz rutinden çıkmak gerekir. Bir tutam da farkındalık olursa harika olur.

Farkındalık geliştiğinde, rutinden çıkmaya direnç gösteren yanımızı da bulmak kolaylaşır.Hayatın hangi alanında değişim gerçekleştirmek isterken bunu başaramıyoruz? Bu başarısızlık hangi konuda bize ‘fayda’ sağlıyor?  İnsanlara gereğinden fazla değer veren biri bunu değiştirmek istiyor ama değiştiremiyorsa başka bir açıdan bilinçdışı ‘fayda’ sağlıyor olabilir.  ‘Hata bende. Çok değer verdim. Haksızlığa uğradım.Ben aslında kurban rolündeyim diğerleri suçlu’ şeklinde çarpıtılmış düşünce yapısı ile sorumluluktan kaçıyor olabilir. ‘Hayatımda değiştirmek istediğim şeyler var, ancak bunları değiştirirsem çevremde bazı kişileri de kaybedebilirim’ diyen biri ise, bazı korkularının üstünü örtmek için değişime bilinç dışı direniyor olabilir.

Aldığımız kararları uygulamada sunduğumuz bahanelerin arkasında mutlaka ‘fayda’ sağlayan ikincil kazançlarımız vardır. Bunları keşfetmek için bir başlangıç yapmak isterseniz ‘Kişisel Gelişim Değil İçsel Yolculuk’ adlı e-kitabımı ücretsiz olarak aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

Kişisel Gelişim Değil İçsel Yolculuk

Sevgilerimle

Dilek Söylemez

Sosyal medyada yeni gelişmeleri ve videoları takip etmek için tıklayın.

Posted by dileksoylemez

Yazar, 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olmuştur. Evli ve 2 çocuk annesidir. Hakkında detaylı bilgiye http://www.dileksoylemez.com/hakkimda adresinden ulaşabilirsiniz.

Website: http://www.dileksoylemez.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.