Her Çocuk, Davranışının Altında Anne-Babasının İmzasını Taşır.

Aileler olarak pek çok konuda, bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız davranışlar nedeni ile çocuğumuzda gözlemlediğimiz davranıştan rahatsızlık duyarız. ‘Bu çocuk neden böyle?’ söylemleri sıkça karşımıza çıkar. Bu yazımda size bazı davranışların altında hangi öğrenilmiş durumlar olduğunu açıklamaya çalışacağım.

Eğer çocuğunuzun başkalarını suçladığını ve kendi hatasının sorumluluğunu almadığını gözlemliyorsanız, bunun altında şu şekilde bir yaşantı deneyimi olabilir. Mesela, masaya ayağını çarptığında ‘pis masa ne yaptın sen benim yavruma’ diye masaya bir tane vurmuş olabilirsiniz.  Cansız varlıkları suçlamak ileride de herhangi bir olay karşısında çocuğun karşı tarafı suçlamasını ve ‘ben hep iyiyim, çevremdekiler kötü’ algısını yaşamasına sebep olabilir.

Eğer çocuğunuzda suçluluk duygusu tohumlarının filizlendiğini gözlemliyorsanız, geçmiş yaşantı deneyimlerinde şöyle sahneler olabilir: ‘Yemeğini bitir yoksa arkandan ağlar!’ Yiyeceğinden fazla yemeğin konulduğu o tabağı bitirmeyen çocuğun, -yaşını da hesap edersek- ‘arkandan ağlar’ sözü ile gerçek ve mecaz anlamı kavramak için uğraşmasına ve suçluluk duygusu ile mücadele etmesine zemin hazırlanır.

Eğer çocuğunuzun otoriteden, yetişkinlerden korktuğunu gözlemliyorsanız belki de yaşantı deneyimde şöyle bir sahne gerçekleşmiştir. ‘Yaramazlık yapma sana iğneci çağırırım.’ , ‘Polis amca sana kızar.’, ‘Doktor amca sana kızar.’, ‘Garson sana kızgın bakıyor.’ gibi cümlelerle karşılaşmıştır.

Bunun, yetişkinlerden korkmak gibi sonucu olmasının yanı sıra başına bir şey geldiğinde polisten yardım isteyememek gibi, hastaneye gittiğinde doktorla muayene sürecinin -korkudan- daha zorlu geçmesi gibi sonuçları da olabilir.

Çocuğunuzun kendine güveni olmadığını, risk alamadığını, kendi kararlarını veremediğini gözlemliyorsanız, yine yaşantı deneyimlerine bakalım. ‘Dikkat et düşmekoşma düşersinaman dikkat yanarsın’ , hatta ve hatta ‘öyle yapma ölürsün!’ Me-ma gibi sürekli olumsuz eki olan cümleleri, koştuğu, hız aldığı, belki de en zevkli anında söylemişsinizdir. ( Burada anlatılmak istenen, koruma ve kollamadan ziyade, her anını bir tehlike çemberinde yaşıyormuş gibi davranan tutumlara vurgu yapmaktır)

Çocuğunuzun kararsız olduğunu ve kendini tanımadığını düşünüyorsanız, yaşam deneyimlerinin derinlerine bir bakalım: Belki ona sürekli birbiri ile çelişen sözler söylediniz. Örneğin, ‘sen artık  büyüdün, abla oldun böyle davranmamalısın.’ demişsinizdir. Ertesi gün de ‘sen küçüksün, büyüklerin işine karışma’ demiş olabilir misiniz?

Bazen küçük bazen büyük olduğunu hangi durumlarda söylediğinizi açıklamazsanız, çocuk, hangisi doğru sorusuna cevap veremez, kimliğini bulamaz. Anne babalar kendi çelişkili durumlarını çocuklarına yansıttığında, kendi gerçek konumunu kavrayamayan çocuğun karasızlık yaşamasına  neden olur. Çocuk bazı durumlar için yeterince büyük bazıları için ise yeterince büyük değildir anlatılması gereken budur.

Eğer çocuğunuz size sürekli koşul sunuyorsa acaba geçmişte ona da çok koşul sunulduğundan olabilir mi? ‘Yemeğini bitirmezsen parka çıkamayız.’ ‘Ödevini yapmazsan tableti alamazsın.’  ya da ‘Ödevini bitirdiğinde tableti alırsın.’ Bu sözlerle istediğini elde eden çocuk, öğrendiği davranış yöntemini eline geçen ilk fırsatta size kullanır. Ondan istediğiniz bir şey olduğunda ‘şunu yaparsan bende yaparım’ diye sizi hatanızla yüzleştirir. Ayrıca yeme gibi doğal olarak yapılması gereken bir eylemi koşula bağlamak, her şeyin koşulla gerçekleşeceği anlayışını da kazandırmış olur.

 

 

Umut ederim, bazı durumlarda ebeveyn olarak tutumlarımızın farkına varırız. Çünkü bir psikolojik danışman anne sözü der ki: ‘Ne zaman çocuğumun bir davranışını düzeltmek istedim; işe, önce kendi davranışımı düzeltmekle başladım.’

Sevgilerimle

Dilek Söylemez

www.dileksoylemez.com

www.instagram.com/dileginimgeleri

Bu yazım 28.10.2017 tarihinde www.annemisin.com adresinde yayımlanmıştır.

Sosyal medyada yeni gelişmeleri ve videoları takip etmek için tıklayın.

               

Sorularınız için uzman@dileksoylemez.com mail gönderebilirsiniz.

Youtube kanalına abone olmak için

https://www.youtube.com/channel/UCuFYEnXP_xU714yFOxyf2wQ

Yazılarımın yayınlandığı adresler

http://www.milliyet.com.tr/psikolojik-danisman-dilek-soylemez/saglik/pembenar-yazilari/

http://annemisin.com/DilekSoylemez

Posted by dileksoylemez

Yazar, 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olmuştur. Evli ve 2 çocuk annesidir. Hakkında detaylı bilgiye http://www.dileksoylemez.com/hakkimda adresinden ulaşabilirsiniz.

Website: http://www.dileksoylemez.com/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir