KİTAP ÖZETLERİ – GELECEKTEKİ OLASI EĞİTİM SİSTEMLERİ

GELECEKTEKİ OLASI EĞİTİM SİSTEMLERİ

Veysel Sönmez
Anı Yayıncılık, 1998, 134 sayfa.

Kişinin ilköğretimden üniversite bitene dek okuldaki (onbeş yıllık) eğitiminde geçirdiği zaman hesaplandığında, bunun 332 ettiğini görebilmekteyiz. Tüm bu veriler insan öğrenmesinin büyük bir kısmının okul dışında geçtiğini kanıtlar niteliktedir.

Gelecekteki olası dört eğitim sistemi vardır. Bunlar; 1. Programlandırılmış eğitim, 2. Programlandırılmış bilgisayarlı eğitim, 3. Robotlarla eğitim, 4. Biyoteknolojik eğitimdir
1. Programlandırılmış Eğitim: Programlandırılmış eğitim (öğretim) eğitim biliminin ilkelerine göre belirlenmiş hedef davranışlar, içerik, eğitim ve sınama durumundan oluşan dirik bir yapı olarak ele alınabilir. Öğrencide gözlemeye karar verilen istendik davranışlar eğitimde hedef olarak ele alınabilir. İçerik, hedef davranışları kazandıracak biçimde ünite ve konuların düzenlenmesi biçiminde ele alınabilir. Her içerik hedef davranışlar için bir araçtır; çünkü tanımdan da anlaşılabileceği gibi içerik hedef davranışlardan çıkarılabilir. Hedef davranışları öğrenciye kazandırmak için gerekli uyarıcıların düzenlenip işe koşulması eğitim durumu olarak tanımlanabilir. Sınama durumu ölçme sonuçlarını bir ölçüte vurup yargıya varma süreci olarak tanımlanabilir.

2. Programlandırılmış Bilgisayarlı Eğitim: Çok yakın bir gelecekte tüm okul sistemleri ortadan kalkabilir. Çocuklar, gençler artık okullara gitmek zorunda kalmayabilirler. Her meslek ve alan ile bunlar için gerekli olan her ders, kurs için hedef davranışlar saptandıktan sonra, her davranış için 20’şer dakikalık programlandırılmış bilgisayarlı öğretime gidilebilir.

Kazandırılmak istenen davranış değişik öğrenme öğretme strateji, kuram, yöntem, teknik ve taktikleri kullanılarak öğrenciye kazandırılabilir. Bunun için küçük adımlar ilkesine başvurulabilir. Öğrenci bilgisayarda adım adım kazandırılmak istenen davranışı öğrenebilir.

3. Robotlarla Eğitim: Eğitim gelecekte robotlarla yapılabilir. Böyle bir eğitimde her ders için bir robot hazırlanabilir. Robotlar her meslek içinde düzenlenebilir. Ayrıca robotlar her öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyinden başlayıp eğitim ve sınav yapacak biçimde planlanabilir. Bu robotlar bire bir eğitimde işe koşulabilir. Öğrenci kendi gizil güçlerine, yeteneklerine, ilgisine, bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezgisel hazırbulunuşluğuna uygun yetişeklerle donanık robotları alıp eğitiminde kullanabilir. Bu robotlar programlandırılmış öğretimle öğrenciye istendik davranışları kazandırabilir.

3. Biyoteknolojik Eğitim:
Öğrenme, fiziksel uyarımlar sonucu beyinde oluşan biyokimyasal bir değişme biçiminde tanımlanabilir. İnsanın organizmanın çevresinde istendik davranışları sağlayacak belli uyarıcılar oluşturulur; yani çevre ayarlamasına gidilebilir. Bu uyarıcılar insan yada organizmanın sinir siteminde belli biyokimyasal değişiklere yol açabilir. Bu durum, öğrenme olarak tanımlanabilir.

İnsan beyni nöron denilen yaklaşık 10 milyar devre elemanını içerir. Bir insan beyni içten dışa doğru gelişir. Organsal sistem, duyuşsal alanla ilgilidir. Neokorteks bilme işlevinin olduğu yerdir. Beyinde serebellumla beraber 20 milyar sinir hücresi olduğu tahmin edilmektedir.

Tüm bu verilere dayalı olarak; gelecekteki tüm okul sistemlerinin değişebileceği söylenebilir. Bunun için insanın genetik yapısının tüm boyutlarıyla bilinmesi, hangi fiziksel uyarıcının, hangi tür öğrenmelere neden olduğunun açık seçik belirlenmesi gerekmektedir. Bunlar sağlanırsa, öğrenme ya fiziksel uyarımların denetimiyle, ya da yapay olarak üretilmiş beyin hücrelerinin ekilmesiyle, ya da biyo-kimyasal olarak hazırlanan bilginin enjekte edilmesiyle gerçekleşebilir.

Araştırmalar ve Makaleler
Araştırma 1: Bilgi, kavrama, uygulama düzeylerindeki hedef davranışları kazandırmada öğrenme-öğretme strateji, yöntem ve teknikleri ile akıl yürütme yollarının etkisi nedir?

Araştırma deneysel bir çalışmadır. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak; tümdengelim ve sunuş yolunun bilgi düzeyindeki davranışları kazandırmada, diğer akıl yürütme süreçlerinden ve öğrenme-öğretme stratejilerinden daha etkili olduğu söylenebilir.

Tümdengelim, analoji, diyalektiğin ve sunuş yolunun kavrama düzeyindeki davranışları kazandırmada, diğer akıl yürütme süreçlerinden ve öğrenme-öğretme stratejilerinden daha etkili olduğu söylenebilir.

Hipotetik-dedüktif türü akıl yürütme süreci ve araştırma soruşturma stratejisinin uygulama düzeyindeki davranışları kazandırmada, diğer akıl yürütme süreçlerinden ve öğrenme-öğretme stratejilerinden daha etkili olduğu söylenebilir.

Araştırma 2:
Sınav sayısı ve sınavın dönüt, düzeltme, ipucu ve pekiştireç olarak kullanılmasının öğrenci erişisini tam öğrenme sınırının üstüne çıkarır mı ve bu tür sınavların maliyeti ve sağladığı mali yarar nedir?

Araştırma deneysel bir çalışmadır. Tam öğrenme sınırı 70 olarak alınmıştır. Araştırma sonunda; dönüt, düzeltme, ipucu ve pekiştireç kullanılmadan yapılan ara ve bitirme sınavındaki öğrenci erişileri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yani eğitim ortamlarında dönüt, düzeltme, ipucu ve pekiştirecin öğrenci başarı ve erişisine anlamlı derecede etkilediği saptanmıştır.

Bütünlemeden sonra yapılan sınavlarda dönüt, düzeltme, ipucu ve pekiştirecin kullanılması öğrenci erişisini tam öğrenme sınırının üstüne çıkarmıştır.

Bütünlemeden sonra yapılan sınavlar eğitimin maliyetini yükseltir; fakat öğrencinin dersi tekrar etmesinden doğacak maddi kaybı ortadan kaldırır.

Posted by dileksoylemez

Yazar, 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olmuştur. Evli ve 2 çocuk annesidir. Hakkında detaylı bilgiye http://www.dileksoylemez.com/hakkimda adresinden ulaşabilirsiniz.

Website: http://www.dileksoylemez.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.